2022 ve Sonrası İçin Yeme-İçme Sektörü Trendleri

Pandemi sürecinin pek çok sektörü değiştireceği öngörülüyor ki bunların başında Yeme-İçme sektörü geliyor. Yeme-İçme sektörünün trendlerinde de COVID-19’un etkisi büyük. Peki “2022 ve sonrası için Yeme-İçme sektörü trendleri” neler?

Uluslararası alanda pazar araştırmaları konusunda uzmanlaşmış “Kadence International” araştırma şirketinin “2022 ve sonrası için Yeme- İçme Sektörü Trendleri” raporu, önümüzdeki dönemde çok konuşulacak trendleri ortaya koyuyor. Bu araştırmaya göre dünya genelinde dört trend ön plana çıkacak:

BİTKİSEL BAZLI GIDALAR

Hayvansal kaynakların sınırlandırıldığı veya tüketilmediği bir beslenme planı yani bitkisel bazlı beslenme, son yıllarda yükselişte. Öyle görünüyor ki 2022 ve sonrası için “bitki bazlı gıdalar”ı daha sık duyacağız. Örneğin, küresel anlamda bitki bazlı et pazarının 2030 yılına kadar 85 milyar dolar değerinde olacağı söyleniyor. Pandemi sürecinin et ve süt ikame ürünlerinin büyümesini hızlandırdığı, özellikle ABD’de geçen yıl bitki bazlı et satışlarının olağanüstü düzeyde arttığı gözlemleniyor (Salgında; et paketleme tesislerinin kapatılması, fiyat artışı, et kıtlığı gibi birçok etkenin de bu sürece katkıda bulunduğu sıralanıyor). Gerçek et gibi tadı olan et ikameleri üreten “bitki bazlı et endüstrisi”nin daha çok büyüyeceği öngörülüyor. Ayrıca atıştırmalıklar, soslar, peynirler, ezmeler ve kremalar gibi bitki bazlı gıdaların da önümüzdeki yıl içinde iki ila üç kat büyüyeceğine de tanıklık edeceğiz.

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİREN BESİNLER

Fonksiyonel gıdalar; temel beslenmenin ötesinde vücut için yararlı, belirli hastalıkların önlenmesinde ve hastalığa yakalanma riskinin azaltılmasında rol oynayan gıdalar olarak tanımlanmakta. Fonksiyonel gıda pazarı da büyümeye devam eden pazarlardan biri. COVID-19 salgınından bu yana fonksiyonel gıdalara talebin arttığı bir gerçek. Virüsün zayıf bağışıklık sistemine sahip kişileri daha çok etkilemesi, savunmasız hale getirmesi, hatta ölümcül sonuçlara neden olması sağlıklı gıdaların yükselişini de hızlandırdı. Mide ve bağırsak sağlığı için önerilen kefir, ev yapımı yoğurt, kombucha çayı, lahana turşusu gibi gıdalar; pek çok kişinin beslenme rutininde yerini aldı, almaya da devam edecek. Faydalı mikrobiyota içeren probiyotik gıdalar dışında zerdeçal, bal, yeşil çay, balık yağı, zencefil de artık hayatımızda. Pandemi nedeniyle daha sağlıklı bir beslenme düzeni tercih ediyoruz ki bağışıklık sistemini güçlendiren içeriklere sahip ürünlerin yer aldığı pazarın bu yıl sonuna kadar 117 milyon dolara çıkması bekleniyor.

Yerel ürünler, organik yiyecekler ve sağlıklı beslenmeye yatırım yapacak işletmelerin müdavimlerini artıracağına kesin gözüyle bakılıyor. Mevcut işletmelerin menülerini bu yönde düzenlemesi de artı puan.

EV YEMEKLERİ DEĞİL EV LEZZETLERİ

Araştırmalara göre kriz dönemlerinde bizi daha mutlu eden, güzel günleri hatırlatan yiyeceklere yöneliyoruz. Restoranların pandemi sürecinde bir süre kapalı kalması; evde yemek yeme alışkanlıklarını canlandırdı. Çocukluğumuzdan aşina olduğumuz kokular, lezzetler, sağlıklı atıştırmalıklar anılarımızdan çıkıp geldi evlerimize… Aynı masanın etrafında toplanıp yenen nefis ev yemekleri, belki de hiç olmadığı kadar değerli! Paket servis hizmeti de patladı; dolayısıyla yemek yapmaya vakti olmayanların istediği saatte, ısıda, hatta servis şekliyle kapısına geldi tüm siparişler. Full menü gönderen işletmelerden malzemeleri tam oranında gönderip pişirmeyi size bırakan uygulamalara, “ev yemekleri” artık daha geniş tabirle “ev lezzetleri”ne evrildi. Yani “evde restoran deneyimi”nin daha da büyüyeceği, 2022 ve sonrasının trendlerinden. Sıcak ya da soğuk yemeklerin kilo ile satın alınabileceği yemek marketleri de göreceğiz. Yani şimdilik süpermarketlerin içinde yer alan, yiyeceğiniz malzemeyi seçip hazırlatabileceğiniz alanlardan sadece bu işe odaklanan yemek marketler… Avrupa’dan Asya’ya birçok ülkede açılması planlanıyor. Bu arada yemek yapmayı kolaylaştıran ev aletlerinin satışının patladığını da ekleyelim. Bir küçük kaşık yağla yapılan patates kızartması, tavuk yemekleri ya da buharda sebze hazırlayan küçük ev aletlerinin pazarı şaha kalktı.

ŞEFFAFLIK, GÜVENLİK, SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

2020 Innova Tüketici Anketi’ne göre küresel beş tüketiciden üçü, gıdalarının nereden geldiği ve nasıl yapıldığı hakkında daha fazla bilgi edinmek istiyor. Gıdanın organik veya katkısız olması konusunda şeffaflık şart. Bu nedenle şirketlerin, gıdayı sürdürülebilir ve insancıl bir şekilde ürettiklerini tüketicilere göstermeleri gerekiyor. Öyle görünüyor ki “temiz etiket” kavramını daha sık duyacağız. Şeffaflığı artırmak için radyo frekansı kimliği de dahil olmak üzere yeni teknolojik gelişmelere tanıklık edeceğiz; tedarik zinciri sürecinin baştan sonra izlenmesi, görünmez barkodlar gibi kablosuz/ akıllı teknolojiler… Yeme-içme sektöründe hem üreticiler hem de tüketiciler, pandemi ile yaşam konusunda artık daha deneyimli. Şimdi odak noktası, sürdürülebilirliğe doğru kayacak. Gıda teknolojisi şirketi ADM, tüketicilerin yaklaşık üçte ikisinin gıda seçimlerini yaparken o gıdaların çevreye olumlu bir etkisinin olup olmadığını sorguladığını belirtiyor. Lux Research’ün The Food Company of 2050 raporuna göre ise marka bilinirliği ve pazar payının genişlemesi için “sürdürülebilirliği artırmak” kritik bir faktör.

Bir restoran “sıfır atık prensipleri”ne göre mi hareket ediyor? “Yeşil enerji” kullanıldığına dair menüde bir ibare var mı? Bilinçli müşteriler geliyor, yeme-içme sektörünün dikkatine!

Paylaş:

İlgili Yazılar

Yeni nesil POS yazılımı

Önce deneyin, sonra kullandığınız kadar ödeyin.

Tüm işletmelere 1-28 Şubat tarihleri arasında, yıllık paket sipariş entegrasyonlarında %35'e varan indirim sağlıyoruz. Detaylar Kapat